5 Şubat 2011

İstanbul-Aydos Ormanı

Bugün hava çok güzel. İçimizi titreten buz gibi hafta içinden sonra hafta sonunda güneşin yeniden yüzünü göstermesi, karları daha doğrusu buzları eritmeye başlaması büyük şans. Biraz da sıkı giyinerek piknikçiler bu güneşli havayı iyi değerlendirebilirler. Ankara'da değil de İstanbul'da yaşıyor olsaydım bu hafta sonunda gitmeyi düşüneceğim mekanlardan birisi de mutlaka Kartal'daki Aydos Ormanı olurdu. Aydos Ormanı'na ben askerde iken çarşı iznimde eşimle birlikte gitmiştim. 2010 yılının Temmuz ayında gitmiştik gerçi ama şimdi de yani kışın da bu mesire yerinin aynı güzelliğini koruduğuna inanıyorum.
Yukarıdaki uydu görüntüsünden de anlaşıldığı üzere Samandıra-Kartal bağlantısı üzerinden Aydos Ormanı'na rahatlıkla gidilebiliyor. Yine haritadan da anlaşılacağı üzere etrafı taş yığını bu mesire alanının. Gitgide taşlaşan, yeşil alanı yakında yeşile boyalı binalarından ibaret kalacak olan İstanbul'un acınacak halini görebiliyoruz. Demem o ki; bu mesire yerlerini görebilenler aslında şanslı nesiller. Nitekim internetten bakıyorum Aydos Ormanı'na; birçok yerde istilalarla hızla küçüldüğü belirtiliyor.

6620 metrekarelik bir alanda yer alan Aydos Ormanı'nın içinde Devlet Su İşleri'nin oluşturduğu bir de yapay gölet var. Barajcılığa karşı olsam da bu göletin mesire yerine ayrı bir güzellik kattığını söylemeden edemeyeceğim. Zamanında Aydos Ormanı Osmanlı hanedanının avlanma alanı olarak kullanılırmış.

Aydos mesire alanına giderken bazı şeyleri düşünmekte fayda var. Gölet kenarı benim için önemli deniyorsa eğer portatif masa, kilim vs. almakta fayda var, zira burada böyle bir şey bulunmuyor. Yok gölet kenarı önemli değil, oralara yürümek için gidilir deniyorsa, girişten itibaren masalara ve hatta işletmelere rastlamak mümkün ama genelde masaların olduğu yerler ile gölet yürüme mesafesinde değil. Araba ile gitmek lazım. Biz ormanın içindeki toprak yollardan giderek gölet kenarını tercih ettik. Biz gönlümüzü kilim yapmışız, masa da nedir? Ama arabada bir portatif masa da bulundurmak her daim elzem. Yerimizi seçtikten sonra yemyeşil bir manzara bekliyordu bizi.
Gölet etrafında deniz bisikleti kiralamak da mümkün. Biz tercih etmedik ama edenlere şimdi resimlerden bakınca gıpta ediyorum.
Gölette bir sürü ördek vardı, kendi hallerinde takılıyorlardı. Ben böyle hayvanları kendi ortamlarında görünce acayip mutlu oluyorum. Ördekler de ayrıca sevimli hayvanlar. Beni mutlu etmek kolay, koy ördeği tamam.
Bu arada börtüden böcekten korkan gelmesin pikniğe, ne Aydos'a ne de başka bir piknik yerine uğrasın. Doğaya gidiyorsak bunları göreceğiz. Biz de gördük, tırsmadık ve resimledik.


Yürüyüşe çıkınca sadece hayvancıkları görmüyoruz etrafımızda. Dalından böğürtleni koparıp yemenin tadına varmamış ne kadar da çok insan vardır ülkemizde. En lezzetli zamanında böğürtlenlerin, biz oradaydık.
Piknik bahane. Mutlu olmayı bilmek önemli asıl. Doğa bize araçları sağlıyor, mühim olan o araçları kullanabilmek.

1 yorum:

Nazan dedi ki...

Biz de Aydos ormanı manzaralı bir eve taşındık. Gerçekten manzarası ve havası muhteşem. Henüz ormanı dolaşma fırsatı bulamadık ama yazınız bize rehber olacak. Teşekkürler, emeğinize sağlık...